Tarık Yılmaz Toplumun Kanayan Yarasına Tuz Bastı

-

Necdet Demirel
edit YAZAR Necdet Demirel arrow_forward
calendar_month 15 Ara 2025
schedule 3 dk
visibility 57
update 21:57
share
Bu haberi paylaş
Facebook X WhatsApp
Tarık Yılmaz Toplumun Kanayan Yarasına Tuz Bastı
İleri gazetesi yazarı Tarık Yılmaz toplumun kanayan yarası olan Uyuşturucuyu bu gün köşesine taşıyarak anne-babalara, kamu kuruluşlarına ve bütün topluma seslenerek; Yemedik yedirdik gibi saçma sapan bir kavram vicdan ölçümüz oluyor,  Yozgat ve uyuşturucu, eğer az da olsa ürküttüyse sizi lütfen titreyin, İlla bir genç uyuşturucu komasına mı girmeli, ya da bir insanın canına mı kast etmeli? Hayır kesinlikle diyorsanız, az kıpırdadın altınızdaki koltuğu toplum kıpırdasın. İşte o yazının tamamı; Yozgat ve uyuşturucu ne kadar da uzak duruyor bir birine değil mi? Dünyanın globalleştiği, sınırların ortadan kaldığı bir dünyada maalesef suç da sınırlar ötesinde kalmıyor. Artık bir metropol şehrinde ne yaşanıyorsa o yaşanmışlıkları Yozgat için de hayal edebilir, hatta gün gelir yaşayabilirsiniz! Türk toplumunu köklerinden, değer yargılarından uzaklaştırmak isteyen Batı'nın en önemli oyunu kültür emperyalizmiydi. O tuttu tutmadı derken aile bağlarını koparan; başta televizyon olmak üzere, internet üzerinden ciddi bir abluka, baskı kuruluyor manevi değer yargılarımız üzerine. Bırakın insanın insanla olan ilişkisini artık anne-baba ve evlat arasında bağ neredeyse yok gibi. Kopuk bir dünyanın kopuk Türkiye'sinde haliyle suç ve suçluların artması da zor değil. Kişilerin, insanların gruplaştığı, ötekileştirmenin diz boyu arttığı, inanç kurumlarının dahi senden-benden ayrımı yaptığı bir Türkiye'de uyuşuk beyinleri görmek üstelik bunu Yozgat'ta görmek çok da abesle iştigal bir durum olmasa gerek! Maalesef ve üzülerek söylemek istiyorum, Yozgat'ta gençler ciddi bir uyuşturucu tehlikesi ile karşı karşıya. İster adına bali deyin, ister bonzai, ister farklı bir şey. Beyni bedenden ayıran, canlıyı varlığından uzaklaştıran bu zehirler toplum içindeki o kopuk yollardan girip gencecik beyinleri esir alıyor. SÜSLÜ YUVALARIN (!) KİMSESİZLERİ… Başta bali olmak üzere uyuşturucu pekala artık hayatın içinde yer edinmeye başladı. Anne-babalar, (Bir baba olarak Mevla'nın rızasına karşı konuşmaktan imtina ediyorum) kendilerine dört duvar arasında süslü ve yalnız dünyalar kura dursunlar, en değerli varlıkları çocuklar maalesef zehrin girdabı ile her an yüzleşme tehlikesi ile karşı karşıyalar. Süslü dünyalar, çok da yabancı gelmedi kulağa değil mi? Eve girdiğinizde sizi karşılayan gösterişli vestiyer, pencerenizi süsleyen saray havalı perdeler, üzerine toz konduramadığınız ipekten işleme halı, bırakın çocukların oturmasını eşinize dahi zılgıt üstüne zılgıtlarla hareket alanı bırakmadığınız koltuk takımı, alçı tavan, dev ekran televizyon… Allah daha çok versin, milletimiz var olsun! Lakin süslü dünyaları ayakta tutma, ya da süslü dünya kurma kaygısı maalesef evlat yetiştirme kaygımızı söküp alıyor zihnimizden. Bazen küçük bir oyunu, hoşgörüyü, paylaşımı esirgiyoruz en yakınımızdakilere. Hakiki hazine, kıymet abidesi insanlar yanı başımızdayken bizler süslü yuvamızda (!), yalnız hayatlar inşa ediyoruz. Kapı önünde duran son model otomobilin çiziği kadar dert oluşmuyor, tasalandırmıyor sizden olan canın gelecek kaygısı. Maddesel kavramlarla donatmayı sorumluluk giderme, yerine getirme görüyor rahatlıyoruz. Yemedik yedirdik gibi saçma sapan bir kavram vicdan ölçümüz oluyor. Yazık… YOZGAT UYUŞTURUCUYA NE ZAMAN ALIŞTI? Biz böyle bir dünyada oyalana dururken fırsatçılar Yozgat'ın kalbine, Sorgun'a, Yerköy'e, oraya buraya her yere uyuşturucu illetini yaymaya çalışıyor. Öyle ya, sokaktaki çocuğu da polis korusun. Öyle ya, öğrenmen sahip çıksın. Öyle ya, öyle ya öyle ya… Anne-baba sorumluluğundan başladım işe. Poliste sorumlu elbette, sokakları sahipsiz bırakılmayacak! Ya öğretmen? Peki ya komşu Ali Amca… Mahkemede Hakim… Muhtar amca… Müftülük.. (Cami imamı, vaiz… vesaire….) İlin sosyal politikalar kurumu… Ve dahaları… Suçluyu bulmak, suça ulaşmak artık çok da zor değil. Mühim olan suçu ve suçluyu yaşanmadan önce tespit edip, çözüm üretebilmek. Çözüm, sorumluluk alabilmek. Vatandaşa sorarsanız polis yakalamıyor, daha derine inerseniz yasalar hak edilen cezayı vermiyor, toplumsal bakarsanız sorumlu kim? Yozgat ve uyuşturucu, eğer az da olsa ürküttüyse sizi lütfen titreyin. Bu şehirde gençler uyuşturucu batağına yakınsa burada tek başına sorun ne poliste, ne ailede, ne yargıda. Hepimizde. Yozgat Valiliği başta olmak üzere aile müesseselerini de harekete geçirecek toplumsal bir hareketin ışığını yakmak gerekmez mi? Sözü fazla uzatmaya gerek yok! İlla bir genç uyuşturucu komasına mı girmeli, ya da bir insanın canına mı kast etmeli? Hayır kesinlikle diyorsanız, az kıpırdadın altınızdaki koltuğu toplum kıpırdasın. Takip edeceğiz, sorunu, sorumluları kamuoyuna sunmaktan imtina etmeyeceğiz. Bu toplumda biz yaşıyoruz, başkası değil!

Bu haberi nasıl buldunuz?

chat_bubble Yorumlar (0)

İpucu: Giriş yapın veya misafir olarak yorum yapabilirsiniz.

⚠️ Misafir yorumlar moderasyon onayından sonra yayınlanır.

chat_bubble

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!